Site icon İstanbul dan Haberler Şehrin Nabzı ve Kent Rehberi

Eray Sargın: Oyunculukta Samimiyet ve Karakter Yolculuğu

Uzun yıllardır tiyatro, televizyon ve sinema alanlarında çalışmalar yürütüyorsunuz. Oyunculuk yolculuğunuzu ve bu mesleğe nasıl başladığınızı anlatır mısınız?

Soru Berkant TUNALI

Tiyatro, sinema ve televizyon oyunculuğu arasında ne gibi farklar bulunuyor? Sizce bir oyuncu bu alanlarda nasıl başarılı olabilir?

Tiyatrodan televizyon ve sinemaya geçiş yapan oyuncuların yaşadığı en büyük farklar nelerdir?

Cevap Eray SARGIN

Evet, farklı disiplinler diyebiliriz ama üçünün de dayandığı temel oyunculuk ve oyuncunun yeteneğidir. Tiyatroda kamera seyircidir; set ortamında ise seyirci kameradır. Aslında değişen sadece anlatım biçimidir.

Seyircinin de kameranın da gözünden hiçbir şey kaçmaz. Bu yüzden bir karaktere hayat verirken önce onu gerçekten hissetmeniz gerekir. Eğer siz karakterin duygusuna girer, kamerayı da seyirciyi de unutursanız, işte o zaman gerçek bir başarı ortaya çıkar.

Çünkü seyircinin en sevdiği şey inanmaktır. İnandığı karakteri sever, onunla birlikte güler, üzülür ve yolculuğuna ortak olur. Oyuncunun en büyük başarısı da bu inancı yaratabilmesidir.

Ben, tiyatroda başarılı olup sinemada ya da televizyonda başarısız olunacağına inanmıyorum. Oyuncu, özünü ve samimiyetini koruduğu sürece oynadığı mecra değişebilir ama seyirciyle kurduğu bağ değişmez. Sonuçta ister sahnede olun ister kamera karşısında, yaptığımız iş insanın duygusuna dokunabilmektir.

Soru Berkant TUNALI

Bugüne kadar canlandırdığınız karakterler arasında sizi en çok etkileyen veya zorlayan karakter hangisiydi? Neden?

Cevap Eray SARGIN

Bu soruyu tiyatro üzerinden cevaplamak isterim. Elbette bugüne kadar birçok farklı karaktere hayat verdim ama beni hem oyunculuk hem de duygusal anlamda en çok etkileyen karakter, Manuel Puig’in romanından uyarlanan ve sinemaya da aktarılan “Örümcek Kadının Öpücüğü” oyunundaki Molina karakteri oldu.

Molina trans bir bireydi. Bu nedenle sadece bir karakteri canlandırmaya çalışmıyordum; aynı zamanda toplumun önyargılarıyla ve dışlanmış bir insanın yaşadığı duygularla da yüzleşiyordum. Onun dünyasını anlamaya çalışmak benim için hem oyunculuk açısından hem de psikolojik olarak oldukça zorlayıcı ama bir o kadar da öğretici bir süreçti.

Ben hiçbir zaman homofobik bir bakış açısına sahip olmadım ve bu rolü oynarken de en ufak bir tereddüt yaşamadım. Aksine, karakteri yargılamadan anlamaya çalıştım. Çünkü oyunculuğun en önemli taraflarından biri de insanı olduğu gibi anlamaya çalışmaktır.

Oyunumuzu Onur Haftası kapsamında ücretsiz olarak sahnelediğimizde LGBTİ+ derneklerinden birçok izleyici geldi. Oyunun ardından bize çok memnun kaldıklarını söylemeleri benim için çok kıymetliydi. Sanatın, ötekileştirilen insanların hikâyelerini görünür kılma ve empati kurdurma gücüne inanıyorum. Belki de oyuncu olarak en önemli görevlerimizden biri, anlatılmaya ihtiyaç duyan hayatlara sahnede yer açabilmektir.

Bir başka unutamadığım karakter ise yıllar önce “Haziranda Ölmek Zor” oyununda canlandırdığım Orhan Kemal oldu. Tarihe mal olmuş, eserleriyle milyonlara ulaşmış bir yazarı canlandırmak benim için büyük bir sorumluluktu. Orhan Kemal’in sadece dış görünüşünü ya da konuşma biçimini değil, hayata bakışını, emekçiye duyduğu sevgiyi ve insanı merkeze alan duruşunu da anlamaya çalıştım. Böyle karakterler oyuncuya sadece bir rol değil, aynı zamanda bir düşünce dünyası da kazandırıyor. Bugün hâlâ o oyunu ve Orhan Kemal’i büyük bir saygı ve özlemle hatırlıyorum.

Soru Berkant TUNALI

Dijital platformların (Netflix, BluTV, Disney+, Amazon Prime vb.) oyunculuk sektörüne etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dijital yayın platformları genç oyuncular için bir fırsat mı, yoksa yeni zorluklar mı getiriyor?

Cevap Eray SARGIN

Aslında bu konuda kesin bir yargıya sahip olduğumu söyleyemem. Çünkü dijital platformların oyunculuk sektörüne hem önemli fırsatlar getirdiğini hem de bazı çelişkileri beraberinde taşıdığını düşünüyorum.

Bir yandan daha fazla hikâye anlatılıyor, daha cesur ve sansür baskısından görece uzak işler üretilebiliyor. Bu da hem oyuncular hem de izleyiciler açısından yeni bir alan açıyor. Öte yandan işin sanatsal yönüyle ticari yönü zaman zaman çatışabiliyor. Dijital platformlar da sonuçta bir sektör ve izlenme kaygısı, kimi zaman sanatsal tercihlerin önüne geçebiliyor.

Bir başka konu da erişim meselesi. Bugün çok sayıda dijital platform var ama hepsine ulaşabilmek ekonomik olarak herkes için mümkün değil. Dolayısıyla üretilen işlerin topluma ne kadar eşit ulaştığı da tartışılması gereken bir konu.

Genç oyuncular açısından bakarsak, elbette daha fazla üretimin olması yeni kapılar açıyor. Ancak niceliğin artması her zaman nitelik anlamına gelmiyor. Bu yüzden bunun tamamen bir avantaj ya da dezavantaj olduğunu söylemek yerine, doğru değerlendirildiğinde önemli bir fırsat, yanlış yönetildiğinde ise oyuncuyu hızlı tüketebilen bir sistem olduğunu düşünüyorum.

Soru Berkant TUNALI

Bir karaktere hazırlanırken nasıl bir çalışma süreci izliyorsunuz? Karakteri oluştururken hangi yöntemlerden yararlanıyorsunuz?

Cevap Eray SARGIN

Bir karaktere hazırlanırken aslında oyuncunun önceden cebinde biriktirdiği gözlemler işini oldukça kolaylaştırır. Günlük hayatta farkında olmadan insanları izler, ses tonlarını, yürüyüşlerini, tepkilerini ve duygularını hafızamıza kaydederiz. Gün geldiğinde o birikimler karakteri oluştururken en önemli malzemelerden biri olur.

Elbette bazen daha önce hiç gözlemleme fırsatı bulmadığım karakterlerle de karşılaşıyorum. Böyle durumlarda senaryo ve yönetmen benim için önemli bir yol gösterici oluyor. Bu ortak çalışma sayesinde karakter giderek ete kemiğe bürünüyor ve gerçeğe yaklaşıyor.

Karakterin sözleri, diyalogları, yaşadığı dönem, içinde bulunduğu sınıfsal konum ve hayata bakışı oyuncuya çok önemli ipuçları verir. Bundan sonrası ise oyuncunun disiplinli bir prova süreciyle, empati kurarak; psikoloji, sosyoloji ve gerektiğinde diğer bilim dallarından da yararlanıp karakteri inşa etmesidir.

Ben bir karakteri sadece ezberlenmiş repliklerden ibaret görmüyorum. Önce onu anlamaya çalışıyorum. Çünkü karakteri gerçekten anladığınızda, nasıl konuşacağına, nasıl yürüyeceğine ve nasıl hissedeceğine dair cevaplar da kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Soru Berkant TUNALI

Son olarak okuyucularımıza ve oyuncu olmak isteyen gençlere neler söylemek istersiniz?

Kısaca; Oyunculuk hayali kuran gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Cevap Eray SARGIN

Öncelikle bu güzel sorular için çok teşekkür ederim. Kendimi ve oyunculuğa bakış açımı ifade etme fırsatı buldum.

Son olarak bu mesleğin hayalini kuran gençlere şunu söylemek isterim: Belki biraz klişe gelecek ama hayal kurmaktan ve denemekten vazgeçmesinler. Eğer içinizde gerçekten oyunculuk ateşi yanıyorsa ve çevrenizden de bu konuda olumlu geri dönüşler alıyorsanız, cesaretinizi kaybetmeyin.

Hayat önümüze birçok yol çıkarıyor. Bazen bir yolda uzun süre yürürüz, bazen de başka bir yola sapmamız gerekir. Bunun bir başarısızlık değil, hayatın doğal akışı olduğunu kabul etmek gerekir. Bu yüzden sadece tek bir sonuca saplanıp kalmamak, farklı ihtimallere de açık olmak önemlidir.

Oyunculuk sektörü rekabetin çok yoğun olduğu bir alan. Ne yazık ki zaman zaman insanların sizi sadece görünürlüğünüzle, kazandığınız parayla ya da şöhretinizle değerlendirdiğine tanık olabiliyorsunuz. Oysa bunlar bir oyuncunun değerini tek başına belirlemez.

Benim en büyük tavsiyem şu olur: Görünür olmak ya da olmamak, popüler olmak ya da olmamak… Bunların hiçbiri sizi hayattaki duruşunuzdan, ilkelerinizden ve insanlığınızdan ödün vermeye zorlamasın. Çünkü iyi oyuncu olmak kadar, iyi bir insan olarak kalabilmek de bu mesleğin en büyük başarısıdır.

Mobil Versiyondan Normal Siteye Geç